Baş ağrısının nedenini bilmek ve hangi tedavinin uygulanacağına karar vermek için türünün doğru tanımlanması çok önemlidir. Baş ağrılarını birincil ve ikincil baş ağrıları olarak sınıflandırabiliriz. Birincil ağrılarda ağrıyı tetikleyen herhangi bir hastalık yoktur. Alkol kullanımı, hava değişiklikleri, düzensiz uyku, kötü beslenme, gürültü veya stres ağrıyı tetikleyebilir. Örneğin migren ya da küme baş ağrısı birincil tip ağrıdır. İkincil ağrılarda ise sinüzit, anevrizma, beyin tümörü, orta kulak enfeksiyonu gibi pek çok hastalık tetikleyici olabilir. Ciddiye alınmalı ve hemen tedavi edilmelidir. Teşhiste ana hedef öncelikli olarak bu iki grubu birbirinden ayırmaktır. Bunun için hastanın tıbbi öyküsünün alınmasının yanında fiziksel ve nörolojik muayene yapılır. İhtiyaç görülmesi durumunda bazı tarama ve görüntüleme testleri de kullanılabilir.

Baş ağrısı çeşitleri ve bölgeleri

Baş ağrıları, birincil ve ikincil baş ağrıları olarak sınıflandırılabilir. Birincil baş ağrılarında ana sorun ağrının kendisidir, altta yatan tetikleyici bir hastalık veya durum yoktur. Çoğunlukla tehlikeli değildirler. İkincil baş ağrılarında ise boyun ve kafadaki ağrıya duyarlı bölgeleri tetikleyen beyin tümörü veya anevrizma gibi başka bir durum vardır. İkincil baş ağrıları nadirdir ancak daha tehlikeli olabilirler. Genellikle birden başlarlar ve şiddetlidirler.

Birincil baş ağrıları

Gerilim (stres) baş ağrısı

Bu tip baş ağrısını genellikle stres tetikler. Alnın, başın ve boynun arkasında donuk bir ağrı, gerginlik veya baskı hissedilir. Yetişkinlerde en yaygın görülen tiptir. Günlük aktiviteleri aksatacak düzeyde şiddetli değildir.

Küme baş ağrısı

Bir gözün etrafında, arkasında veya yüzün bir tarafında hissedilen şiddetli ve delici ağrılardır. Ağrının olduğu tarafta kızarıklık, terleme, burun tıkanıklığı, gözde kanama görülebilir.

Küme baş ağrıları dizi halinde ortaya çıkar ve genellikle yılın aynı zamanlarında görülür. Erkeklerde üç kat daha yaygındır.

Migren tipi baş ağrısı

Migren ağrısı kafanın derinliklerinden gelen zonklayıcı bir ağrıdır.  Genellikle tek taraflıdır. Günlerce sürebilir. Işığa ve sese duyarlılık, bulantı ve kusma çoğu zaman migrene eşlik eder. İnsanların yaklaşık üçte biri migren ağrılarından önce “migren aurası” olarak tanımlanan görme bozuklukları yaşar.

Hemikrania kontinua

Başın bir tarafında sürekli olarak hissedilen ve en az 3 ay süren orta derecede bir baş ağrısıdır. Kadınlarda daha sık görülür. Bu baş ağrısına bazen göz kızarıklığı, burun tıkanıklığı, alında terleme, huzursuzluk gibi semptomlar eşlik edebilir.

Saplanıcı baş ağrısı (Ice-Pick sendromu)

Başın farklı bölgelerinde görülebilen, tek ya da art arda gelen batma, bıçaklama hissiyle kendini gösteren yoğun ağrılardır. Genellikle birkaç saniye sürer

Gök gürültüsü baş ağrısı

Birden ortaya çıkan, kısa sürede en yüksek yoğunluğa ulaşan aşırı şiddetli baş ağrısıdır. Çoğunlukla ciddi olmasa da bazen kan damarı yırtıkları, felç ya da beyin hasarı gibi acil tıbbi müdahale gerektiren bir durumun göstergesi de olabilir.

İkincil baş ağrıları

Alerjik baş ağrısı

Çoğunlukla alerjik reaksiyon sonrası ortaya çıkan bu ağrı genellikle sinüs bölgesinde ve başın öne kısmında hissedilir. Alerjik reaksiyon nedeniyle oluşan iltihap sonrası sinüsleri boşaltan kanallar tıkanabilir ve biriken basınç, baş ağrısına neden olur.

Hormonal baş ağrısı

Kadınlarda adet dönemi, doğum kontrol hapları ve hamilelik gibi nedenlerle ortaya çıkan hormonal dalgalanma sonucu görülen bir ağrıdır. Adet migreni olarak da bilinir.

Kafein baş ağrısı

Kafeinin çok fazla, ya da çok kafein tüketen kişilerde alışkın olunan miktardan az kullanılması sonucu ortaya çıkan ağrıdır. Kafein kullanımı bazen migren ağrısını da tetikleyebilir.

Egzersiz baş ağrısı

Yoğun fiziksel aktivite sonrası birden ortaya çıkan, başın her iki tarafında zonklama şeklinde hissedilen baş ağrısıdır. Halter kaldırma, koşma ve cinsel ilişki egzersiz baş ağrısını tetikleyebilir. Uzun süreli bir ağrı değildir, genellikle birkaç dakika ya da saat içinde geçer.

Hipertansiyon baş ağrısı

Yüksek tansiyona bağlı baş ağrısı, tansiyon çok fazla yükseldiğinde ortaya çıkar. Başın her iki tarafında hissedilir ve hareket ile kötüleşir. Tehlikelidir.  Acil tıbbi müdahale gerektirir.

Rebaund baş ağrısı

Parasetamol, ibuprofen, aspirin, naproksen gibi reçetesiz (OTC) ağrı kesicilerin aşırı kullanımı (ayda 15 günden fazla) sonucu ortaya çıkan baş ağrısıdır. Gerilim tipi baş ağrısı gibi donuk veya migren ağrısı gibi yoğun ağrılı hissedilebilir.

Travma sonrası baş ağrısı

Kafa travması sonrası gelişebilen ağrılardır. Migren veya gerilim tipi baş ağrısına benzer. Travma sonrası 6-12 ay kadar sürebilir.

Omurilik (spinal) baş ağrısı

Spinal baş ağrısı, omuriliği çevreleyen sert zardan omurilik sıvısının sızması nedeniyle olur. Bu sızıntı, omurilik sıvısının basıncını azaltarak baş ağrısına neden olur. Ağrı alında, şakaklarda, üst boyun ve başın arkasında hissedilir.

Baş ağrısı neden olur?

Baş ağrısı çoğunlukla ciddi bir hastalık göstergesi değildir ancak ciddiye alınması gerekir. Bazen acil tıbbi müdahale gerektiren bir durumdan da kaynaklanıyor olabilir.

Yukarıda da sıraladığımız birincil baş ağrılarına beyinde oluşan kimyasal aktivite, kafatasını çevreleyen sinirler / kan damarları veya baş ve boyun kaslarındaki sorunlar neden olabilir. Aşağıdaki gibi bazı yaşam tarzı faktörleri de birincil baş ağrılarını tetikleyebilir:

  • Alkol kullanımı (özellikle kırmızı şarap)
  • Hava değişiklikleri
  • Uyku ve yemek düzeni değişiklikleri, az uyumak
  • Kötü duruş ve oturuşun neden olduğu zorlanma
  • Kötü aydınlatma
  • Gürültü
  • Stres veya depresyon

İkincil baş ağrıları çoğunlukla bir hastalık belirtisidir. Aşağıda ikincil baş ağrılarına neden olabilecek bazı hastalıkları bulabilirsiniz:

  • Akut sinüzit
  • Venöz tromboz (beyinde kan pıhtısı)
  • Beyin anevrizması
  • Beyin tümörü
  • Beyin sarsıntısı
  • Beyin iltihabı (ensefalit)
  • Kafa içi hematom
  • Menenjit
  • Karbonmonoksit zehirlenmesi
  • Arteriyel yırtıklar
  • COVID-19, grip ve diğer ateşli hastalıklar
  • Dehidrasyon (vücudun susuz kalması)
  • Diş problemleri
  • Orta kulak enfeksiyonu
  • Atardamar zarının iltihabı
  • Glokom
  • Yüksek tansiyon
  • Panik bozukluk
  • Felç
  • Trigeminal nevralji

Sürekli baş ağrısı neden olur?

Sürekli baş ağrısı, 3 aylık veya daha uzun bir süre boyunca ayda en az 15 gün baş ağrısı yaşama durumudur. Hem yetişkinlerde hem de çocuklarda görülebilirler. Henüz tam olarak nedeni bilinmese de sürekli baş ağrısını tetikleme olasılığı olan durumlar şöyledir:

  • Trigeminal nevralji
  • Baş ve boyun kaslarında gerginlik
  • Hormonal değişiklikler.
  • Genetik faktörler

Ayrıca daha önce bahsettiğimiz stres, uykusuzluk, hava değişimi gibi birincil baş ağrılarını tetikleyen faktörler de sürekli baş ağrısına neden olabilir.

Baş ağrısı teşhisi

Teşhiste öncelikle hastaya ağrının sıklığı, konumu, şiddeti, varsa hastanın kullandığı ilaçlar, geçirdiği hastalıklar sorularak tıbbi öykü alınır. Öncelikli hedef ağrının birincil mi, ikincil baş ağrısı mı olduğunu belirlemektir.

Ardından doktor fiziksel ve nörolojik muayene yapmayı tercih edebilir. Nörolojik muayene, epilepsi, multipl skleroz ve diğer serebrovasküler hastalıklar gibi baş ağrısına da neden olabilecek hastalıkları dışlamayı amaçlar.

Eğer doktor ek testlere ihtiyaç olduğuna karar verirse bazı tarama testleri kullanılır.

Baş ağrısı testleri

Baş ağrısı için hangi tahliller yapılır?

Tarama ve görüntüleme testleri bazı hastalıkların elenmesine yardımcı olurken, migren, küme veya gerilim tipi baş ağrılarının teşhisinde yardımcı olmazlar. Ancak yine de eğer doktorunuz ağrının başka bir hastalıktan kaynaklandığını düşünüyorsa aşağıdaki testleri önerebilir:

  • BT veya MR: Eğer ağrının merkezi sinir sistemiyle ilgili bir sorundan kaynaklandığı düşünülüyorsa tercih edilebilir.
  • Eritrosit sedimantasyon hızı (ESR): Vücuttaki iltihabı tespit edebilen bir kan testidir.
  • Dijital substraksiyon anjiyografi (DSA): X-ışını ve iyot kontrastı kullanılarak beyindeki kan damarlarının resmi oluşturulur. Minimal invaziv bir testtir.
  • Lomber ponksiyon (Spinal Tap) testi: Beyindeki kanama veya bakteri / mantar enfeksiyonu olup olmadığını belirlemeye yardımcı olur.